Vakit kaybetmeden yaratıcı Sevgililer Günü sofraları hazırlamaya geçelim hep beraber. Ne dersiniz?
8 Şubat 2015 Pazar
Sevgililer Günü Sofrası Nasıl Hazırlanır?
Sevgililer Günü'nün evdeki kısmıyla ilgileniyorum ben :) O yüzden bu yazıda sevgiliniz için nasıl güzel bir masa hazırlayabileceğinizden bahsedeceğim. Mideye hitap ederken gözü unutmayalım öyle değil mi? :)
Bol güllü ve mumlu bir yazı olacağını düşünüyor olabilirsiniz. :) Ancak Sevgililer Günü sofrası hazırlarken farklı ayrıntıları yakalamaya çalışacağım ben :) Umarım bu ayrıntılar hafızalardan silemeyeceğiniz bir masa hazırlamanıza yardımcı olur.
Vakit kaybetmeden yaratıcı Sevgililer Günü sofraları hazırlamaya geçelim hep beraber. Ne dersiniz?
Vakit kaybetmeden yaratıcı Sevgililer Günü sofraları hazırlamaya geçelim hep beraber. Ne dersiniz?
Sthal: Sofrada El Yapımı İskandinav Tasarımlar
Bazı şeylere ilk görüşte aşık oluyorum. Hemen benim olsun istiyorum. Tıpkı Sthal'ın tabaklarında olduğu gibi. :)
Evet, kesinlikle bu tabaklardan bir tane de olsa almalıyım. Kullansam da kullanmasam da evimde olmalı mutlaka. Arada çıkarıp onları seyretmeliyim mesela :)
Abarttığımı düşünenler olabilir aranızda. Ama ben zor beğenen bir insanım ve beğendiğim bir şey olduğunda da onu nerede, nasıl, neyle kullanacağımı pek düşünmeden alırım :)
Sthal tabaklar da ben de böyle bir his uyandırıyor işte. Arzu nesnelerimden biri bunlar diyebilirim. Hele de şu sarı olanlar :) Mavi renktekilerle de kombinledim mi? Allahhh :)
Bu tabakların hepsi el emeği. Seramikten yapılıyor. Susanna Theander ve Helena Åkesson-Liedberg yapıyor. Hatta markanın sahibi de bu iki isim. "Sthal" ismi de bu iki yetenekli kadının isimlerinin baş harflerinden geliyor.
İskandinav tasarımı bu tabaklar birinci sınıf ısıya dayanıklı stoneware üretimi. Bulaşık makinesinde yıkanabiliyorlar. Benim gibi takım yapmak isteyenler için tek sorun el işçiliği ile yapıldığı için renklerin bazen tam tonunu tutmuyor olması. Ama o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum ve size Sthal'ın muhteşem tabakları ile baş başa bırakıyorum :)
Evet, kesinlikle bu tabaklardan bir tane de olsa almalıyım. Kullansam da kullanmasam da evimde olmalı mutlaka. Arada çıkarıp onları seyretmeliyim mesela :)
Abarttığımı düşünenler olabilir aranızda. Ama ben zor beğenen bir insanım ve beğendiğim bir şey olduğunda da onu nerede, nasıl, neyle kullanacağımı pek düşünmeden alırım :)
Sthal tabaklar da ben de böyle bir his uyandırıyor işte. Arzu nesnelerimden biri bunlar diyebilirim. Hele de şu sarı olanlar :) Mavi renktekilerle de kombinledim mi? Allahhh :)
Bu tabakların hepsi el emeği. Seramikten yapılıyor. Susanna Theander ve Helena Åkesson-Liedberg yapıyor. Hatta markanın sahibi de bu iki isim. "Sthal" ismi de bu iki yetenekli kadının isimlerinin baş harflerinden geliyor.
İskandinav tasarımı bu tabaklar birinci sınıf ısıya dayanıklı stoneware üretimi. Bulaşık makinesinde yıkanabiliyorlar. Benim gibi takım yapmak isteyenler için tek sorun el işçiliği ile yapıldığı için renklerin bazen tam tonunu tutmuyor olması. Ama o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum ve size Sthal'ın muhteşem tabakları ile baş başa bırakıyorum :)
6 Şubat 2015 Cuma
Kumaş ve Duvar Kağıdında Kusursuz Uyum: iLiv
Bir kumaşçı keşfettim, ama maalesef ürünlerini Türkiye'de bulmanız imkansız. :/ Belki yurtdışına gitme ya da oradan getirtme şansı olanlar vardır içinizde. Desenleri görünce bu şansı değerlendirmek için sabırsızlanacağınıza eminim. :)
Türkiye'de yok mu kumaşçılar? Elbette var, ancak duvar kağıdı ile birlikte bir kombin oluşturup bu kadar profesyonel bir anlayışla sunan marka yok. Varsa da ben henüz keşfetmedim :) Bilenleriniz varsa lütfen beni aydınlatsın :)
Ama ben de şimdi sizin içinizi iLiv'in harika görselleriyle aydınlatacağım :) Hazırsanız başlayalım :)
Perdeler, koltuk kumaşları, yastıklar, duvar kağıtları... iLiv'deki kumaşlarla kusursuz uyumu yakalayabilirsiniz. Ya da hayalinizdeki dekorasyonu hayata geçirme şansı bulabilirsiniz.
Ama ben de şimdi sizin içinizi iLiv'in harika görselleriyle aydınlatacağım :) Hazırsanız başlayalım :)
26 Ocak 2015 Pazartesi
Feriköy Antika Pazarı ya da Bomonti Bitpazarı
Osmanbey'in arka sokakları... Eski bira fabrikası yakını... Kimi diyor bitpazarı, kimine göre antika çarşısı...
Ama herkesin hemfikir olduğu şeyler de yok değil. Yıllar, anılar ve hafızalar...
Annem götürdü beni, hafızasında yokladığı karelerle bulduk yönümüzü. Halbuki kaç zamandır aklımda. Olcay Hanım'la gitmek kısmetmiş Feriköy pazarına :)
"Aaa, bu babaannenlerdeki fincanların aynısı, şu biblonun aynısından bizde de vardı..." diye diye dolaştık tüm tezgahları.
Anıları tazeledik kısacası.
Tabii ben bu arada boş durmadım sizin için bol bol fotoğraf çektim. :) Şimdi sizleri Feriköy antika / Bomonti bitpazarından amatör karelerle baş başa bırakıyorum ve gitmiş kadar olacağınızı ümit ediyorum :)
19 Ocak 2015 Pazartesi
Dekorasyonda Yaşanmışlık Hissi - Anı Yüklü Eşyalar
Bir eşya sizi 20 yıl öncesine götürebilir. Tıpkı bu sallanan koltuğun beni çocukluğuma götürdüğü gibi.
Facebook'ta rastladım bu sallanan koltuğa. İkinci el ürünleri alıp satmanızı sağlayan "Dekopasaj" isimli site paylaşmıştı.
Bir anda kendimi bilinçaltımın derinliklerinde buldum. Babaannemlerin evindeydim. Koltukta sallanırken gördüm kendimi.
Aynı koltuktan babaannemlerde de vardı. Sadece kumaşının deseni farklıydı. Ama yine de beni çok eskilere götürmeyi başarmıştı.
Hatta o kadar ki, bu koltukla birlikte evdeki diğer tüm eşyalar gözümde canlanmaya başladı.
Arkası kitaplık olan bir koltuk, kocaman aynalı bir konsol, vitrine dizilmiş turuncu fincanlar, upuzun bir yemek masası...
Sanırım "Dekopasaj"ın yaptığı ikinci el ürün satmaktan daha fazlası. Anılarıyla buluşturuyorlar insanı. Eskiyi sevdiriyorlar. Dekorasyona nasıl nostaljik bir dokunuş yapabileceğinizi gösteriyorlar. Geçmişe sahip çıkıyorlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




